Öylesine Bir Şiir - Ayrılık
Buda lotus çiçeğine şöyle bir bakmış da kendinden geçmiş Sen o muhteşem çiçeksin bense hayranlığa düşmüş derviş Sarhoş olmak için içkiye ne gerek, işte hayallerinle anladım Muhammed’in kucağında uyuyan kediydim, eteğinde ağladım Davut’un ördüğü zırhtan farksızdı kalbim, kapalı ve soğuk Sensiz akıp giden her an ölesiye sıkıcı, karanlık ve boğuk İnan seni senle seyretmek, ben olmanın en sevdiğim yanı İsa’nın Lazarus’u dirilttiği gibi diriltsen bu tende bu canı Öyle tatlı tatlı yakarsın içimi… Yanar tüterim, sönmem belki İbrahim’in ortasına daldığı ateş bunun ancak zahiridir sanki Güzelliğin deli bir girdap, aklımı, bilincimi hepten alıp giden, Hem Nuh’un gemisindeyim hem özümdü sulara kapılıp yiten Her şeyden el etek çektirdin, dünyadayım ya kansız, cansız Salih’in garip devesi olup çıktım, nehir kenarında savunmasız Kâ lû belâdan beri, kaç kere bedenden soyunup kıydım canlara Musa’n...