Gerçek İnsan Bu Değil! Önsöz
Çocukluğumdan beri bu dünyada bir şeylerin ters olduğuna dair bir algıya sahibim. İnsanların hayatı algılayışları, kurdukları ilişkiler, yerleştirdikleri veya yerleştirmeye çalıştıkları düzenler, önem verip önemsemedikleri, sevip sevmedikleri... Hepsi tersmiş gibi . Yaşantıları, s istemleri , dinleri, daha doğrusu dindarlıkları hep ters sanki . Var bir tuhaflık, diyordum kendi kendime, halka ve düzene uyum sağlamaya çalışıyordum. Bir zaman iyi uyum da sağladım işin aslı. Fakat ne zaman üniversite bitti, ben eve çekildim, bu tuhaflık hissi daha çok sıkıştırmaya başladı. Ben de b irtakım ruhsal uygulamalarla bu hissin üstüne gitmeye başladım, devam ettikçe yeni şeyler fark ettim, yeni şeyler öğrendim. Üstelik bazı sebeplerden yüksek lisansı da yarım bırakıp sonunda işsiz güçsüz öylece kalınca elimde epey boş vakit oldu, ben de bunu daha fazla r uhsal denemelerle doldurdum. Bu dünyada hepimiz değişik ve inanılması zor işlerin şahidi oluruz, ben bunların da ötesinde, çok değişik, çok ac...