29) Cahiliye Devri ve Hakk Ehli Üzerine
Okudunuz mu, bilmem, hangi bölümdeydi açıkçası hatırlamıyorum, ‘ateşin babası’ anlamına gelen Ebu Leheb’in ve ‘cehaletin babası’ anlamına gelen Ebu Cehil’in aslında peygamberin amcaları falan olmadığı, bunların her insanda bulunan ego-nefs-benliğin farklı yönleriyle tanımlamaları olduğu, belki ayet indikten sonra kabiledeki iki kişiye takılmış olma ihtimali bulunduğu, yoksa koca Allah’ın tutup da kendi kullarına lakaplar falan takmayacağı üzerine konuşmuştuk. Dolayısıyla bunlar geçmişte kalmış adamlar değil, bizim fark etmemiz ve mücadele etmemiz gereken yanlarımız olduğunda, umarım, anlaşmıştık. Eğer okumayan varsa, blog’da ilgili konuyu bulup uzun uzun kanıtlarıyla okuyup anlayabilir. Şimdi yine benzer bir meseleyi, ‘cahiliye devri’ konusunu konuşacağız. Çünkü tıpkı Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibi bu devir de aslında geçmişte kalmış bir devir falan değil, her insanın içinden geçip kurtulduğu veya takılıp kaldığı kendi içsel dönemidir. Aslında kendimiz cahiliye devrinde takılırken yanlı...